Kisin RS Virusune Dikkat

09 Mayıs 2012 Yazan BERAY  
Kategori Sağlık

Türkiye`de her yil tahmini olarak RS Virüs nedeni ile 30.000 civari kisi hastaneye yatiyor.

RS Virüs, özellikle zamanindan 2 ay veya daha önce dogmus küçük prematüre bebeklerde, ister küçük ister daha büyük dogmus olsun kronik akciger hastaligi gelismis bebeklerde ve dogustan agir kalp hastaligi olanlarda hastaneye yatarak tedavi gerektiren ve ölüme yol açabilecek kadar agir klinik tablo ile seyreden baslica alt solunum yolu enfeksiyon etkenlerinden biridir. Devamını oku

iskemik kalp hastalığı, koroner arter yetmezliği, kalp krizi belirtileri

07 Mayıs 2012 Yazan BERAY  
Kategori Sağlık

KALP HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR “BELİRTİLER”

Göğüs Ağrısı
Nefes Darlığı
Halsizlik – Bitkinlik
Çarpıntı – Palpitasyon
Baş Dönmesi – Senkop
Ödem
Öksürük
Hemoptizi
Diğerleri
1 – GÖĞÜS AĞRISI

Göğüs ağrısı kalp hastalıklarının ana belirtisi olmasına rağmen, ağrı sadece kalpten kaynaklanmaz. Kalbe giren ve çıkan büyük damarsal yapılar, akciğerler ve onların hava yolları, akciğer zarları, göğüs duvarı kasları, diyafragma, ve diyafragmaya komşu organlar, örn. mide, duedonum ( oniki parmak barsağı ), safra kesesi gibi diyafragma altında yer alan organlardan da kaynaklanabilir.
Göğüs ağrısının en sık görülen kardiyovasküler ( kalp – damar ) nedenlerini aşağıda olduğu gibi sıralayabiliriz.

Miyokart iskemisi
Miyokart enfarktüsü
Perikardit
Aort disseksiyonu
Pulmoner infarktüs
Kalp adelesinin oksijen gereksinimi ile kalp adelesine gelen oksijen miktarı arasındaki normalde olması gereken denge bozulduğu zaman, yani kalp adelesine yetersiz O2 geldiği zaman oluşan miyokart iskemisi, angina pektoris diye isimlendirilen göğüs ağrısı meydana getirir. Angina, normal oksijen transportunun bozulduğu koroner arter ( kalbin besleyici damarı ) hastalığının bir belirtisi olmasına rağmen, sol ventrikül hipertrofisi gibi oksijen isteğinin aşırı arttığı durumlarda da ortaya çıkabilir.
Göğüs ağrısı olan hastaya bir dizi sorular sorup ağrının kökeni araştırılmalıdır.

Ağrının yeri; Tipik koroner ağrısı retrosternal ( iman tahtası arkası ), prekordiyaldir. Sternumun orta ve alt bölümünde, kravatın arkasındadır. Göğüs önünde sıkılmış yumruk belirtisi ağrının iskemik kökenli olduğunun kuvvetli bir göstergesidir.
Ağrının yayılışı; Anginal ağrı tipik olarak şu bölgelere yayılabilir. Sol omuz, sol kol, dirsek, sol elin ulnar bölümü ( küçük parmak ve yüzük parmağı ), sağ omuz, sağ kol, ve el, boyun, alt çene, dişler, iki kürek kemiği arası ve epigastrium ( mide bölgesi ).
Ağrının süresi; Tipik klasik anginada ( stable angina ) ağrı 1-2 dakika sürer. En fazla 10 – 15 dakikayı geçmez. “Unstable angina ” da bu süreler daha uzundur. Anginal sendromun en ağır formu olan miyokart infarktüsünde saatlerce veya hatta gün boyu ağrı vardır.
Ağrının karekteri; Anginayı tarif eden hastalar, ağrıdan ziyade göğüste rahatsızlık hissi ( hoş olmayan bir his ) tanımlarlar. Bu hissi tanımlamak için hastalar; baskılayıcı, sıkıştırıcı, ezici, boğucu, yanıcı veya göğsüm ikiye ayrıldı gibi ifadeler kullanabilirler.
Ağrının nedeni; Klasik, stabil anginada ağrıya efor neden olur. Eforun şiddeti ile ağrı ilişkisi her zaman konulamaz. Bazen hafif bir eforla gelen ağrı bazen en ağır eforu yapan hasta tarafından hissedilmeyebilir. Ağrıyı hastanın tok oluşu, soğuk, stress gibi faktörler kolaylaştırıcı, tetikleyici olabilir.
Unsable anginada ağrının eforla ilişkisi yoktur. İstirahatte ağrının ortaya çıkması tipiktir.Keza akut miyokart enfarktüsünün ağrısı da çoğu kez istirahatte, sabaha karşı uykuda başlayabilir.
Ağrının geçişi; Ağrının istirahatle veya kısa etkili nitratlar, nitrogliserin ile ( sublingual ” dilaltı” veya sprey şeklinde ) geçmesi efor ağrısının özelliklerindendir.
Unstable anginada ve enfarktüste ağrı kısa etkili nitratlara pek yanıt vermez.
Ağrının zaman ilişkisi ve sıklığı; Klasik anginada ağrının özelliği günden güne değişebildiği gibi aynı gün içersinde bile değişebilmektedir. Genellikle sabahları yapılan ilk aktiviteler esnasında ağrı hisseden hasta daha sonra gün boyu ağrısız dolaşabilir. Evden çıkışta ilk metrelerde ağrı hisseden hasta daha sonra kilometrelerce yol yürüse ağrı hissetmeyebilir. Ağrı doğuran eforun şiddetine angina eşiği denir. Kronik stabil anginada ağrı eşiği sabittir. Yani hasta hep aynı şiddette eforda ağrı hisseder.
Ağrıya eşlik eden belirtiler; Akut miyokart infarktüsünde ağrıya nörovejetatif belirtiler ( bulantı, kusma, aşırı terleme ) eşlik eder. Göğüs ağrısına nefes darlığı eklenirse akut miyokart iskemisi sonucu gelişen bir taşiaritmi olasılığını telkin eder. Göğüs ağrısı ile birlikte hemoptizi ( ağızdan kan gelmesi ) bulunması pulmoner infarktüs veya akciğer tümörünü hatırlatmalıdır. Göğüs ağrısı olan bir kişide ateş görülmesi pnömoni, plörezi veya perikardit olsılığını gösterir.
Ağrıyı kolaylaştıran ve ağırlaştıran nedenler; Angina pektoris karakteristik olarak eforla, özellikle merdiven çıkarken veya yokuş çıkarken ortaya çıkar. Soğuk havada rüzgara karşı veya ağır bir yemeği takiben dolu mide ile yürüyüş ağrıya davetiye çıkarır. ” Unstable anginada ” efor ağrıyı şiddetlendirir. Stress de ağrıyı kolaylaştırabilir.
2 – NEFES DARLIĞI – DİSPNE

Anormal şekilde, rahatsız nefes almanın farkında olmak şeklinde tanımlanabilir. Kalp ve akciğer hastalıklarının başlıca semptomlarından birisidir. Sağlıklı bireylerde çok aşırı efor nefes darlığına neden olabilir. Kronik kalp yetmezliğinin çoğu şeklinde nefes darlığı, haftalar ve aylar boyunca yavaş ilerler. Böyle yavaş seyir keza şişmanlık, gebelik ve bilateral ( iki taraflı ) plöral effüzyon ( akciğer zarları arasında sıvı birikmesi ) gibi değişik durumlarda da meydena gelebileceği hatırlanmalıdır.

Efor ( herhangi bir bedeni faaliyet, merdiven çıkma, yük taşıma, koşma gibi ) esnasında ortaya çıkan dispneye efor dispnesi denir. Efor dispnesi sol kalp yetmezliğinin en başbelası belirtisidir. İstirahatte, yatar durumda dispne hissedilmesi oturunca veya ayağa kalkınca kaybolmasına ortopne denir.

Paroksismal nokturnal dispne ( gece uyurken ortaya çıkan nefes darlığı ) sol ventrikül yetmezliğine bağlı gelişen interstitiel pulmoner ( akciğer ) ödeme sekonderdir. Dispnenin en ağır formudur. Hasta uykuya daldıktan 2-5 saat sonra başlar. Hasta sık olarak terleme, hava açlığı ile uyanarak pencereye koşar. Yatağı terkedince, oturunca, ayağa kalkınca bir müddet sonra hafifler. Bu semptomun geçmesi için yaklaşık 20 dakika veya daha fazla süreye gerek olabilir.saglikdanis.com



Antisosyal Kişilik Bozukluğu

04 Mayıs 2012 Yazan BERAY  
Kategori Sağlık

Bireyin başkalarının haklarına ve kurallarına sürekli olarak saygısızlık etmesi, saldırıda bulunması Nedir?

Bireyin başkalarının haklarına ve kurallarına sürekli olarak saygısızlık etmesi, saldırıda bulunması ve buna bağlı olarak gelişen davranışlara verilen isimdir. Devamını oku

Şizofreni Nedir?

06 Nisan 2012 Yazan BERAY  
Kategori Sağlık

Şizofreni, kişinin normalden farklı düşünmesine, normalden farklı hareket etmesine sebep olan, beyni etkileyen bir durumdur. Şizofreni kadın veya erkek de eşit oranda görülebildiği gibi, herhangi bir yaş aralığında da görülebilir. Devamını oku

Uyuz Hastalığı, Uyuz Tedavisi Belirtileri Nedenleri Sebepleri

06 Nisan 2012 Yazan BERAY  
Kategori Sağlık

Uyuz, deri altına yerleşen bir tür parazitin sebep olduğu kaşıntılı bir deri hastalığıdır. Uyuz hastalığına sebep olan böcek, oldukça küçük ve sadece mikroskopla görülebilen bir böcektir. Devamını oku

Baharla Gelen Hastalıklar!

04 Nisan 2012 Yazan BERAY  
Kategori Sağlık

Doğanın yeni ritmiyle karşılaşınca ne yapacağını bilemeyen bünyemiz yorgun düşerek psikolojimizi etkiliyor ve bizi depresyonun kucağına sürüklüyor. Devamını oku

Ağız Kokusu

18 Mart 2012 Yazan BERAY  
Kategori Sağlık

İnsanlar, doğduktan hemen sonra alınan anne sütü ile birlikte, ağız içinde ilk mikroorganizmayla tanışmış olurlar. Memorial Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Sağlığı Kliniği’nden Diş Hekimi Emek Kurtoğlu ağız kokusunun nasıl meydana geldiğini şu sözlerle anlatıyor; ‘ağız içinde her zaman ağız mukozası ile etkileşimde bulunan bakteriler vardır. Devamını oku

Beyin Kanamalarının Nedenleri

18 Mart 2012 Yazan BERAY  
Kategori Sağlık

Baş ağrısı, bulantı – kusma, kuvvet kaybı, felç, konuşma bozukluğu, görme bozukluğu, denge bozukluğu, bilinç kaybı gibi belirtiler beyin kanamasının habercisi olabilir.

Memorial Hastanesi Beyin Cerrahisi Bölümü’nden uzmanları, kafa içi- beyin kanamaları, nedenleri ve belirtileri ile ilgili bilgi verdi. Devamını oku

Kolesterol Nasıl Düşürülür

12 Mart 2012 Yazan BERAY  
Kategori Sağlık

Kolesterol beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar, karaciğer başta olmak üzere tüm vücutta yaygın olarak bulunan ve yaşam için gerekli olan mum kıvamında yağımsı bir madde. İnsan vücudu kolesterolü kullanarak hormon, D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerini üretiyor. Tüm bunlar için kanda çok az miktarda kolesterol bulunması yeterli. Kanda artan kolesterol, kan damarlarında birikiyor ve kan damarlarının sertleşmesine, daralmasına yol açıyor. Devamını oku

Spastik Engelli Çocuklar Ve Tedavisi.

12 Mart 2012 Yazan BERAY  
Kategori Sağlık

Spastik çocuğun beyninde meydana gelen bir hasar sonucu hareket, ayakta duruş, yürüme, denge gibi işlevleri etkilenmiştir. Çocukta kas kuvvetsizliği de vardır. İstemli hareketleri yapması, bir yerden bir yere geçmesi ve günlük yaşam işlevlerini yerine getirmesi az ya da çok zorlaşmıştır. Devamını oku

Sonraki yazılar »